Content area
Abstract
Amaç
Travmatik tendon kesileri günümüzde hayat kalitesini ciddi şekilde bozan, uzun süreli işgücü kaybına sebep olan ve sık görülen yaralanmalardır. İdeal tendon onarım tekniğini geliştirmek amacıyla araştırmacı ve klinisyenler bu konuda pek çok in vivo ve ex vivo çalışmalar yapmış ve son birkaç on yılda pek çok farklı tendon onarım tekniği tanımlanmıştır. Ancak bazı noktalar genel olarak kabul edilmekle birlikte tek bir ideal onarım tekniği üzerinde uzlaşılamamıştır. Çalışmamızdaki deney grubunda kullanacağımız kendi geliştirmiş ve pratiğimizde kullanmakta olduğumuz tendon onarım tekniği bu çalışmaların sonucunda çıkan önemli faktörler arasındaki hassas denge düşünülerek tasarlanmıştır. Tarafımızca önerilen bu tekniğin karşılaştırma için kullanılan diğer tekniklere göre ideale en yakın teknik olduğunu göstermek amacıyla bu çalışma planlanmıştır.
Yöntem
Çalışma için 21 adet, 8-12 aylık, 4000±500 gr, erkek cinsiyet Yeni Zelanda tavşanı kullanılmıştır. İki gruptan birer hayvanın kaybedilmesi ve bir gruptan bir hayvanın çalışmadan çıkarılması ile grup başına 6 denek kalmıştır. Çalışma 6 hayvandan oluşan 3 grup olmak üzere toplamda 18 denekle yürütülerek tamamlanmıştır. Birinci kontrol grubunda 4 merkezi dikişli modifiye Kessler yöntemi uygulanmış ve iki numara küçük başka bir sütür kullanılarak kilitli devamlı epitendinöz onarım gerçekleştirilmiştir. Epitendinöz dikiş kullanılmayan ikinci kontrol grubunda ise Tang yöntemi uygulanmış ve diğer gruplarla aynı materyal ve kalınlıkta dikiş kullanılarak 6 merkezi dikişli onarım uygulanmıştır. Üçüncü grupta ise tarafımızca tanımlanmış olan teknik uygulanmış ve bu grup deney (D) grubu olarak adlandırılmıştır. Söz konusu teknikte kor dikişler 4 uzunlamasına bileşenli modifiye kessler dikiş tekniğine benzer olacak şekilde ikili penington kilit sistemi kullanılarak atılmış, merkezi dikiş düğümlenirken düğüm sürtünmeyi azaltmak amacı ile onarım hattı içerisinde bırakılmışıtr. Ardından sütür kesilmeyerek devamlı, kilitli epitendinöz dikiş olarak devam ettirilmiş, onarım hattının etrafı tamamen bu şekilde dönülmesinin ardından kor dikişi düğümü ile aynı noktada düğümlenerek onarım tamamlanmıştır. Onarım sonrasında düğümün onarım hattı dışına çıkmasını engellemek amacıyla iğnesiz uç düğüme yakın bir noktadan kesilerek onarım hattı içerisinden proksimale doğru iğne geçirilip gömülmüştür. İlk cerrahi sonrası denekler 56 gün (8 hafta) izlem yapılmıştır. İzlem döneminin sonunda hayvanların kontralateral kalkaneal tendonları da aynı noktadan kesilerek gruplara atanmış olan tekniklerle onarılmış ve bilateral tendon spesimenleri hayvanlardan alınmıştır. Bu aşamada onarım süreleri de kaydedilerek onarımlar arasındaki zaman farklılıkları not edilmiştir. Hayvanlardan elde edilen bilateral kalkaneal tendonlar sayesinde her grup için farklı onarım teknikleriyle onarılmış 8 haftalık iyileşme süreci sonrası modeli ve onarım sonrası modelini temsil edecek olan yeni onarım yapılmış olan tendonlar elde edilmiştir. Her grup başına 6 tavşandan elde edilmiş olan 12 adet spesimen her hayvan ve grup için ayrı ayrı olacak şekilde biyomekanik testlerden geçirilmiştir.
Bulgular
Onarım sonrası modelinde kopma için gereken maksimum kuvvet değerlerinin gruplar arası varyans analizi için yapılan Kruskal-Wallis testi sonucu istatiksel olarak anlamlı farklılık olduğu saptanmıştır (p=0,002; p<0,05). İkili olarak grupların karşılaştırmasında MannWhitney U testi uygulanmıştır. Deney grubu diğer gruplara karşı yapılan ikili değerlendirmesinde onarım anında oluşan maksimum gerilme kuvveti açısından her iki gruba üstün olduğu görülmüştür. Birinci kontrol grubuna karşı p değeri 0,015 (p<0,05); ikinci kontrol grubuna karşı ise 0,002 (p<0,05) olarak saptanmıştır.





