Content area
Abstract
Harold Pinter yirminci yüzyıl İngiliz tiyatrosunun en etkili oyun yazarlarından biridir. Eserleri tüm dünyada yoğun bir biçimde çalışılmış olmasına karşın, Pinter'ın çağdaş İngiliz tiyatrosu ve oyun yazarları üzerindeki etkisi keşfedilmeyi beklemektedir. Genellikle 'Pinteresque' olarak bilinen Pinter'ın tiyatro anlayışı baskı, iktidar çatışması, iletişimin başarısızlığı, tehlikeli bir dünyadan soyutlanma, kişisel mekanları gasp etme, iktidarın kötüye kullanımı ve güçsüz öznelere kurumsal şiddet uygulanmasını incelemesi bağlamında İngiliz tiyatrosunun önemli bir parçası olmuştur. Özgün pratikleri vasıtasıyla Pinter, insanların dışarıdaki korkulardan kaçmak için kapalı mekanlarda yaşamayı yeğlediği, dilin iletişimi güçlendirmek yerine engellemek üzere işlev gördüğü, amaçları bilinmeyen kişilerin içerisinin konforunu yok etmek üzere kişisel alanları işgal ettiği ve vatandaşların kurumların baskıcı iktidarına maruz kaldıkları bir Pinter Diyarı yaratmıştır. Çağdaş İngiliz tiyatrosunda benzer konulara değinmek isteyen yazarlar, Pinter'ın yöntemlerinden faydalanmak için bu diyarı ziyaret etmekte ve Pinter'ın çizdiği yola katkıda bulunmaktadırlar. Bu çalışma, Harold Pinter'ın yarattığı Pinteresque estetiğinin çağdaş İngiliz tiyatrosundaki izlerini incelemektedir. Bölüm 1'de Pinteresque özellikler detaylı bir biçimde aktarılacaktır, Bölüm 2'de Pinter'ın The Hothouse (1980) (Sera) oyunu incelenecektir, Bölüm 3'te Philip Ridley'nin The Fastest Clock in the Universe (1993) (Kâinatın En Hızlı Saati) ve Bölüm 4'te Enda Walsh'ın The Walworth Farce (2006) (Walworth Farsı) oyunlarında Pinter'ın yapısal ve tematik etkisi incelenecektir. Bölüm 1 genellikle üç dönemde incelenen Pinteresque estetiğin özelliklerine odaklanmanın yanı sıra bu özelliklerin çağdaş İngiliz tiyatrosunda ne ölçüde yankılandığına değinmektedir. 'Tehdit komedisi' olarak adlandırılan oyunların yoğunlukta olduğu ilk dönemde mekanların dışarıdan gelen tehditlere maruz kaldığı görülür ve bu dönemin başlıca oyunları Doğum Günü Partisi, Git Gel Dolap ve Oda'dır. Bu oyunlarda kapalı bir alanda bir karakterin menfaatine işleyen iktidar ilişkilerinin dışarıdan gelen ziyaretçiler tarafından bozulduğu görülür. Alışılagelmiş eylemlerine ve sıradan günlük yaşamlarına sıkı sıkıya bağlı olan karakterler yabancıların mekânı dönüştürmeye başlamasıyla kimlik savaşına girişirler. İkinci dönemde ise Pinter mekândan ziyade geçmişi bir iktidar alanı olarak ele alır ve karakterlerin kişisel çıkarları uğruna geçmişi kendi bakış açılarına göre şekillendirmeye çalıştıkları görülür. Bu dönemin en önemli oyunu olarak Eski Zamanlar göze çarpar. Karakterler hikâye anlatımı gibi çeşitli yöntemleri kullanarak geçmişi o denli şekillendirirler ki artık neyin gerçekte yaşandığı neyin kurgu olduğu kestirilemez. Üçüncü dönemde ise Pinter Dağ Dili, Bir Tek Daha ve Parti Zamanı gibi alenen politik oyunlar üretmeye başlamıştır. Bu oyunların baskıcı devlet kurumlarının eylemleri, dillerin yasaklanması, otoriter devlet düzenlerinde insan hakları ihlalleri ve devlet görevlilerine sınırsız yetki verilmesi gibi oldukça politik konuları vardır. Pinter'ın ortaya koyduğu estetik anlayış Anthony Neilson, Joe Penhall, Patrick Marber, Jez Butterworth, Martin Crimp, Mark Ravenhill, Sarah Kane, Caryl Churchill ve David Greig gibi çağdaş İngiliz tiyatrosunun önemli temsilcilerinin oyunlarında rahatlıkla gözlemlenebilir. Örneğin Anthony Neilson'ın The Penetrator (Sokucu) oyununda tehdit komedyası özellikleri göze çarparken, Sarah Kane'in Blasted oyunu ile David Greig'in The American Pilot (Amerikan Pilotu) oyununda aleni politik bir dil karşımıza çıkar. Bölüm 2 Pinter'ın The Hothouse (Sera) oyununu salt Pinteresque özellikler bakımından incelemenin ötesinde bu oyunun Pinter'ın kariyeri açısından ne denli önemli olduğunu ortaya koymaktadır. Bu bağlamda, Pinter'ın erken dönem kariyerinde baskıcı kişilerin amaçları, zorba devlet kurumlarının işleyişi ve kurbanların akıbeti gibi oldukça belirsiz olan kimi unsurlarınThe Hothouseoyunuyla birlikte açıklığa kavuşturulduğu belirtilmektedir.





