Content area
Abstract
Güven duygusu, topluluk hâlinde yaşamanın ve bireylerin gündelik yaşamlarında birbirleriyle çok çeşitli ve karmaşık ilişkiler kurmalarının bir sonucu olarak zaman içerisinde insanların hayatında önemli bir yer edinmiştir. Güvenin suiistimali, her dönemde antisosyal bir davranış olarak nitelendirilmiş gerek toplum gerek kanun koyucu tarafından çeşitli şekillerde kınanmıştır.
Bu çalışmanın konusu "Türk Hukukunda Güveni Kötüye Kullanma Suçları" olarak belirlenmiştir. Güveni kötüye kullanma suçu, malvarlığına karşı bir suçtur. Suçun oluşumu için, suçun maddi konusunu oluşturan şeyin faile devredilmiş olması zorunludur. Aynı zamanda, malik ile malın zilyetliği devredilen kişi arasında zilyetliğin devir amacını belirleyen bir sözleşme ilişkisi bulunmalıdır. Suçu diğer malvarlığı suçlarından farklı kılan da işte bu sözleşme ilişkisidir.
Ceza hukuku sistemlerindeki yeri Roma Hukuku'ndaki furtum suçuna kadar geriye giden güveni kötüye kullanma suçu, çalışmanın birinci bölümünde kavramsal açıdan değerlendirilmiş; özellikle eşya hukukunun temel kavramlarından mülkiyet ve zilyetlik, suç özelinde ele alınmıştır. Yine bu bölümde başta Alman Ceza Kanunu olmak üzere çeşitli ceza kanunlarında suçun düzenleniş biçimlerine değinilmiştir. İkinci bölümde, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nda düzenlenen güveni kötüye kullanma suçu unsurlarına ayrılarak incelenmiştir. Çalışmanın son bölümünde, suçun Sermaye Piyasası Kanunu'nda oldukça detaylı bir şekilde düzenlenen nitelikli hâlleri ele alınmış ve suçun diğer bazı ilişkili suç tipleriyle karşılaştırması yapılmıştır.





