Content area
Abstract
Bu çalışmada, siyaset felsefesinin iki önemli tartışma alanı olan çoğulculuk ve demokrasi kavramları Nancy'nin fikirleri bağlamında incelendi. Nancy'e göre "İle"nin oluşturduğu birliktelik sayesinde varlık kendini sonsuz kere varoluşa sunar. Mevcudiyetin anlamını bu şekilde üreten düşünürün varlık anlayışı, siyaset felsefesinde çoğulculuğa ve demokrasiye tekabül etmektedir. Çoğulculuk ve demokrasi söylemleriyle Fransız düşünür Nancy, önemli ve orijinal tespitlere sahip bir isim olarak kabul edilir.
Nancy,"varlık" kavramını, "öz"süzlüğün mevcudiyeti olarak ifade ettiği "özgürlük" üzerine bina etmesi, mantıksal alışkanlığı tersine çeviren "çoğul"u "tekil"e öncel kılmasıyla sonsuz çoğulculuğa ve kadim süje-obje ilişkisinde devrimsel bir moda işaret eder. Varlığın mutlak özgürlüğüyle, dünya ve içindekiler sonsuz kere yeniden belirlenirken her türlü töz, öz, kutsal ve değerin buharlaşmasıyla çoğulculuk ve demokrasi günümüz siyaset felsefesinde önem kazanmaktadır.
Çoğulculuk, varlığa tümel bir açıklama bulma ümitlerinin hem felsefede hem de bilimde tükenmesiyle yaygınlaşan bir kavramdır. Değer ve kriterden arındırılmışlığın ifadesi olarak Nancy'nin felsefesi, bir yandan ontolojik ve sosyolojik çoğulculuğa, öte yandan siyasal alana demokrasi şeklinde yansır. Kadim gelenekte logos veya cogito merkezli mutlak hakikat iddiası yerine her türlü düşüncenin eşdeğerliliği ön plana çıkmaktadır. Nancy'nin çoğulculuk düşüncesinin yaşam alanı olarak demokrasi, bir yönetim şeklini belirlemeden önce ontolojik ve antropolojik insanı yaratmayı gaye edinir.
Böylece konumlanıştan kaynaklanan bireylerin birlikteliğini sağlayan "ile"yle topluluğun, kutsaldan uzak, efendilerden yoksun, hiçlik temelinde sonsuz kere yeniden kurgulanmasının olanağı olarak demokrasinin anlamı veya önemi, herkesle birlikte ve herkesten biri olma arzuna cevap olabilmesidir. Anahtar Kelimeler: Jean-Luc Nancy, Tekil-Çoğul-Olma, İle, Çoğulculuk, Demokrasi, Siyaset Felsefesi.





