Content area
Abstract
MS 3. yüzyılda Mezopotamya'da ortaya çıkan Manihaizm, 8. yüzyılda Türkler tarafından resmî din olarak kabul edilmiştir. Manihaist Türk çevrelerince, Mani, Uygur ve Runik olmak üzere üç yazı sisteminde, Eski Uygur Türkçesiyle kaleme alınan metinlerin dil ve üslubu bu çalışmanın konusunu oluşturmaktadır. Çalışmada, günümüze ulaşan Manihaist Türk çevresi metinleri, arşiv ve kataloglardan tespit edilerek bir araya getirilmiş ve metinler üzerine yapılan önceki yayınlar incelenmiştir. Metinlerin yazı çevirimi ve Türkiye Türkçesi aktarımları, orijinalleri temin edilenlerde orijinal metinler ve önceki yayınlar; orijinalleri temin edilemeyenlerde ise önceki yayınlar üzerinden hazırlanmıştır. Konu bakımından Tören Metinleri, Tapınak Metinleri, Öğreti Metinleri ve Edebî Metinleri olmak üzere dört ana grupta sınıflandırılmış olan bu metinler, dil ve üslup incelemesine hazır hâle getirilmiştir.
Dil ve üslup incelemesi metinlerin ses bilimsel bakımdan incelenmesiyle başlamaktadır. Ahenk yaratma ve akılda kalıcılığı arttırma amacıyla, özellikle, topluluk hâlinde okunan tören metinlerinde ses yinelemelerine sistemli bir biçimde başvurulduğu görülmüştür. İkinci inceleme bölümü olan biçim bilimsel incelemede metinler kiplik bakımından değerlendirilmiş, zaman ve kişi kullanımının, konu türleri temelinde belirli bir düzende bulunduğu tespit edilmiştir. Öğretiye dair genel bilgilerin verilmesinde öne çıkan üçüncü tekil kişi kullanımı ayrı tutulduğunda, metinlerde hâkim olan dilin birinci kişiler "ben ve biz" olduğu sonucuna varılmıştır. Üçüncü inceleme bölümü olan söz dizimsel incelemede, metinlerde yer alan tümceler yapılarına ve yüklemlerine göre sınıflandırılarak incelenmiş; yapılarına göre tümce incelemesi başlığı altında tümce çözümlemelerine de ayrıca yer verilmiştir. Tümceler ögelerine ayrılmış ve bu tümcelerde geçen öbek ve kalıcı dizimler belirlenmiştir. Tüm veriler üsluba etkileri bakımından, kullanım biçim ve sıklıklarına göre değerlendirilmiştir. Öğretme yöntemi olarak konuların bölünerek maddeler şeklinde verilmesi; saygı göstermede seslenme ögelerinin tümcedeki konumu; sıfat tamlamaları aracılığıyla yakalanan betimleme üslubu; karşılıklı konuşma veya soru- cevap üslubu gibi söz diziminin üslup üzerindeki etkisine dair farklı birçok bulguya ulaşılmıştır. Dördüncü inceleme bölümü olan anlam bilimsel incelemede, yakın anlamlı sözcüklerle kurulmuş ikilemelerin kullanımıyla üslup üzerinde sağlanan ayrıntılı ve etkili anlatım; deyim aktarması kullanımıyla göstergeler arasında kurulan benzerlik ilişkilerinin sağladığı güçlü anlatım ve benzetme kullanımıyla zihinde yaratılan çarpıcı tasarımlar gibi anlatım özellikleri ortaya konulmuştur. Çalışma, Sonuç, Dizin ve Tıpkıbasım bölümleriyle sonlanmaktadır.





