Content area

Abstract

On yedinci yüzyılda Avrupa’da ortaya çıkan aydınlanma düşüncesi, ‘aklını kullanma cesaretine sahip ol’ mottosu ile geleneksel düşüncenin yerine aklı koyarak sorgulama kültürünü desteklemiş ve günümüzü etkileyen bir dizi bilimsel gelişme ve keşfin oluşumuna zemin hazırlamıştır.

Bu bilimsel gelişme ve keşiflerin en önemlilerinden biri de evrim kuramıdır. On dokuzuncu yüzyılda İngiliz bilim insanı Charles Darwin tarafından sistemleştirilen bu kuramın emarelerine Antik çağ filozoflarında rastlansa da rönesans ve reforma kadar gelen sürede özellikle kıta Avrupa’sında din, dinsel bilgi ve dini kurumlar etkili olduğu için bu kuramın sistemleştirilmesi ve sınırlarının belirlenmesi on dokuzuncu yüzyıla kadar beklemiştir. Kuramın ortaya çıkışı ise başta biyoloji bilimleri olmak üzere birçok bilim dalında ve felsefi disiplinde büyük değişikliklere ve entelektüel kaoslara neden olmuştur.

Charles Darwin tarafından ortaya atılan bu kurama göre; canlı türleri nesilden nesile kalıtsal değişikliklere uğrayarak evrilmekte ve ilk halinden farklı özellikler kazanmaktadır. Tüm canlıların ataları ortaktır ve dolayısıyla tüm canlılar akrabadır lakin ortak atadan uzaklaşıldıkça çeşitlilik artmaktadır. Evrim; doğal seçilim, mutasyon, genetik sürüklenme ve genetik otostop gibi mekanizmalarıyla tedrici bir değişime neden olmakta ve doğanın en kudretli güçlerinden biri olarak kendini her daim göstermektedir.

Sinema, bilimle ve bilimsel olanla yakın ilişki içerisinde bulunan bir sanat dalıdır ve pek çok bilim dalını, bu bilim dallarına ait keşif ve bilgileri ve bilim insanlarını senaryo metnine indirgeyerek beyazperdeye aktarmıştır. Charles Darwin ve Darwinizm diğer bilim insanları ve bilim dallarına nazaran (Örneğin; Kozmoloji veya Karl Marx) sinemaya daha az aktarılsa da, bilim-din çatışmasını körükleyen içeriği nedeniyle yönetmenlerin, sinema endüstrilerinin ve dolayısıyla toplumların muhafazakarlık derecelerini gösteren önemli bir ölçüt niteliğindedir. Bu ölçüt kullanılarak İngiliz ve Amerikan sinemasına bakıldığında; İngiliz sinemasının bilime ve bilimsel olana daha yakın bir çizgide durduğu, Amerikan sinemasının ise daha muhafazakar bir perspektife sahip olduğu görülmektedir.

Alternate abstract:

With the motto ‘Sapare aude!’ (Dare to know), the enlightenment notion that emerged in Europe in seventeenth century assisted questioning by rationality over conventional judgment and provided a basis for a series of scientific developments and discoveries which has affected our today.

Undoubtedly, one of the most important scientific developments and discoveries is evolution theory. Although this theory, which was systeved by Charles Darwin in nineteenth century, can be traced back to the philosophers of ancient times, its systemization and bounding waited until nineteenth century as the religion, religious knowledge and religious institutions had held sway especially over the continent Europe until Renaissance and Reform eras. Its coming to light caused drastic changes and intellectual turmoil in philosophy discipline and many science fields, especially in biological sciences.

According to this theory proposed by Charles Darwin living species evolve by hereditary changes through generations and they acquire different features than they previously had. Ancestors of all the living is common, so all the living are consanguine; however, diversity grows as diverging from the common ancestor. Evolution causes gradual changes via mechanisms like natural selection, mutation, genetic drift or genetic hitchhiking and it always manifests itself as one of the mightiest forces in nature.

Cinema is the most related branch of art with science and the scientific and it has relayed a lot of science fields, discoveries and information related to them and scientists by processing them into film scripts. Despite appearing less in movies than other scientists and science fields (e.g. cosmology or Karl Marx), Charles Darwin and Darwinism have become a gauge for conservation level of directors, film industries, hence societies. Viewing British and American cinemas with this criterion, it is seen that British cinema appears to be close to science and the scientific whereas American cinema has more conservative perspective.

Details

Title
Amerikan ve İngiliz sinemasında karşılaştırmalı Olarak Darwin ve Darwinizm
Author
Doğan, Emre
Publication year
2016
Publisher
ProQuest Dissertations & Theses
ISBN
9798381634532
Source type
Dissertation or Thesis
Language of publication
Turkish
ProQuest document ID
2925404395
Copyright
Database copyright ProQuest LLC; ProQuest does not claim copyright in the individual underlying works.