Content area
Abstract
Bu çalışmada Stefan Zweig’e ait iki farklı eser ele alınmıştır. Jeremias, 1917 yılına ait bir tiyatro oyunuyken, Der begrabene Leuchter 1937 yılında kaleme alınmış bir efsanedir. Zweig, iki eserinde de Yahudiliği konu almıştır. Bunu, bir yandan İncil’de adı geçen peygamber Yeremya’dan diğer yandan da Yahudiliğin en önemli sembollerinden biri olan yedi kollu şamdan Menora’dan bahsederek gerçekleştirmiştir. Zweig’in biyografisi ve bahsi geçen bu iki eser dikkate alındığında, Zweig'in Yahudi kimliği ve Siyonizm hakkındaki görüşlerinin zaman içinde değiştiği görülmektedir. İlkin Avrupalı kimliğiyle eserler veren Zweig sonraları okurlarının karşısına otobiyografisinden farklı olarak “daha çok Yahudi” kimlikli bir yazar olarak çıkmaktadır. Zweig artık Yahudi temalarını daha yoğun ele almakta ve Siyonist düşünce yapısını benimsemektedir. Bu değişimde rol oynayan en önemli nedenlerin başında antisemitizmin yaygınlaşması ve ikinci dünya savaşı esnasında Yahudilerin zulme uğramaları ve öldürülmeleri gelir.





