Geliş Tarihi: 17.02.2017 Kabul Tarihi: 25.05.2017
ÖZ
2. Dünya Savaşı'nın mutlak galipleri Amerika Birleşik Devletleri ve Sovyetler Birliği savaşın sona ermesinin hemen ardından bu kez kendi etki alanlarını koruma ve genişletme mücadelesine girişmişlerdi. Savaşın zoraki müttefikleri artık küresel boyuttaki bir güç mücadelesinin iki kutbunu temsil ediyordu. Kapitalist Amerika ile komünist Sovyetlerin temsil ettiği iki farklı dünya görüşünün küresel savaşının Doğu Akdeniz ve Ortadoğu bölgelerine yansıması ise özellikle Türkiye üzerinde etkili oldu. Bu mücadelenin Doğu Akdeniz ve Orta Doğu'daki en önemli dönüm noktası da 7 Haziran 1945'te Sovyetler Birliği'nin Türkiye'den toprak talebi ve Boğazların yönetiminde hak iddiasıydı. Sovyet talepleri, Türkiye'de toprak bütünlüğü ve güvenlik endişelerinin artmasına neden oldu. Bu endişeler kıskacındaki Türkiye, ABD liderliğindeki Batı bloğuna katılma politikalarını hızlandırdı. Ancak bu süreç Türkiye açısından kolay olmamış, başlangıçta belirsizliklerle dolu ve yalnızlık duygusunun hâkim olduğu bir döneme işaret etmiştir. 1947'de Truman Doktrinin ilanına kadar Türk devlet adamlarında dış politikada güvenilir müttefik arayışında yalnızlık ve endişe hâkim olmuştur.
Anahtar Kelimeler: Soğuk Savaş, Türkiye, Sovyetler Birliği, Amerika Birleşik Devletleri, Sovyet tehdidi.
ABSTRACT
The absolute winners of World War II, the United States of America and the Soviet Union, started struggle of protecting and widening their own separate spheres of influence, just after the end of the war. Ad hoc allies of the war were now representing the opposite poles of the struggle for power on a global scale. The reflections of global war of two distinctive world views, represented by the capitalist USA and the communist Soviets, on the East Mediterranean and on the Middle East regions had a great influence, particularly on Turkey. The most substantial milestone of that struggle in the East Mediterranean and the Middle East was the Soviet Union's claims of territories and administration of Straits from Turkey. The Soviet claims gave rise to increase of anxieties of territorial integrity and security in Turkey. Under these anxieties, Turkey accelerated the policies to accede to the Western bloc led by the USA. However, this period was not very easy for Turkey, but it was characterized by a period of uncertainties and dominated by a sense of loneliness at the beginning. Until the declaration of the Truman Doctrine in 1947, loneliness and anxiety dominated in Turkish statesmen's mind in search of reliable ally in foreign policy.
Keywords:...